23 Ekim 2012 Salı

Çanakkale 1915

23.10.2012



Çanakkale Savaşı'nı bir film zamanı içinde işleyebilmek çok zor. Filmde de etkisi görülmüş. Bir çok olay var. Üstünde durulması gerekiyor. Fakat seans aralığına sığabilmesi için çok kısaca geçilmiş.
Bunun yanı sıra simgesel olarak heykellerini gördüğümüz,  hikayelerini dinlediğimiz bir çok konu işlenmiş. Bunu bir artı olarak görebiliriz.
Her sahne de sebep sonuç ilişkisini çok rahat tahmin edebiliyorsunuz. Mustafa Kemal Paşa'nın saatini cebine koyması bir örnek olacaktır.
Tarih filmlerimiz yeni başladı fakat yine de kostüm konusunda bence başarısızız. İzlerken bu kostümde olmayan bir şey var diyoruz. Keza filmin başında Balkan Savaşı gazilerinden birisinin yırtık pırtık, kirlenmiş üniformasının içinden görünen gömleğinin kolu deterjan reklamı gibi olmuş. Şu kostüm işini tam çözebilmek lazım.
Savaş sahneleri görsel olarak ortalama seviyede. Belli ki gemiler için oldukça para harcanmış. Gözüme en çok batan beni rahatsız eden konu gemilerin dümen suları hiç gerçekçi yapılmamış. Bir vapur yolculuğunda bile çok kolay anlaşılabilir bir şey. Bunun yanı sıra yine maddi engellerdendir diye tahmin ediyorum; gemilerin maketi yok ve en azından ben bir işgal güçleri komutanının boğaza gemiden bakmasını isterdim. Filmi biraz daha değerli yapardı.
Genel olarak baktığımızda film daha çok belgesel gibi olmuş. Biraz daha heyecan beklerdim.
Çanakkale Savaşı için 100 tane bile film yapılabilir. Fetih için eleştiri çok olmasına rağmen tarih filmleri için öncü olacak demiştim. Bu filmde en azından Çanakkale Savaşı için öncü olacaktır. Keza bu yıl iki film daha vizyona girecek.
Turgut Özakman bence yazarlığa devam etmeli. Tarih biliyor olmak senaryo yazabilmek anlamına gelmiyor. Keza tarih bilgisi konusunda da bazı eleştiriler duyuyorum.
Sonuç olarak bence 5,9/10.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder